
Hz. Ali’nin Ebu Cehil’e attığı tokat
Hazreti Muhammed (saww), Hazreti Ali kucağında olduğu halde Kâbe’ye gitti. Baktı ki Kureyş’in büyükleri oturmuş eski kahramanlardan, pehlivan yiğitlerden söz ediyorlar. Durmadan eski yiğitleri anıyorlar. Hazreti Muhammed (saww) onlara: “Bu kucağımdakini görüyor musunuz? Biliniz ki bu cihan pehlivanı olan aslandır.” O anlatıklarınız bunun yanında hiç kalırlar.” dediğinde Ebu Cehil tedirgin oldu: “Böyle acayip sözler söyleme, ayıptır. Kucaktaki bebeğin yiğitliği nereden belli eder.” Bunun neresi pehlivana benzer. Henüz pek küçüktür” gibi sözlerle Resulallah’ı karşı çıktı. Hazreti Ali kolunu uzatıp Ebu Cehil’in suratına bir şamar indirdi. Rezal herif yüzüstü düştü, yıkıldı, kaldı. Bu durumu görenler şaşıp kaldılar, dilleri tutuldu, korkudan canları çekildi. Ebu Cehil baygın yatıyordu. Boğazı irin tutmuştu. O yara ölünceye dek işledi.
Übersetzung (DE):
Der Prophet Muhammad (saww) ging mit dem kleinen Ali auf dem Arm zur Kaʿba. Dort saßen die Vornehmen der Quraisch und sprachen über frühere Helden und Kämpfer. Der Prophet sagte: „Seht ihr dieses Kind auf meinem Arm? Wisst, dass es der Löwe der Helden ist. Eure Helden zählen neben ihm nicht.“ Abu Dschahl wurde unruhig und widersprach spöttisch. Da streckte Ali den Arm aus und gab Abu Dschahl einen kräftigen Schlag ins Gesicht. Abu Dschahl fiel zu Boden. Die Anwesenden waren sprachlos vor Schock und Furcht. Abu Dschahl lag bewusstlos, und an seinem Hals bildete sich eine eiternde Wunde, die bis zu seinem Tod blieb.
Kaynak: Hz. Ali’nin Faziletnamesi, s.32, Can Yayınları, 2. baskı